Fenerbahçe- Gökhan Gönül maçıydı
Stat hınca hınç dolu. Aziz Yıldırım’ın bir ara takıntı haline getirdiği koridorlar bile.
Kadrolar da Türkiye’nin en iyileri. Kanat oyuncuları, oyun kurucuları.
Hocalar da tecrübe timsali.
Doğal olarak beklenti de büyüktü. Ama ilk yarıda dağ fare doğurdu. İki takım adına da tek bir isabetli şutun atılmadığı, temponun düşük kaldığı vasat bir 45 dakikaya mahkum kaldık futbolseverler olarak.
Beşiktaş’ın ve Fenerbahçe’nin hafta içinde çok önemli maça çıkacak olmaları, telafisi olan bir maç olan derbiyi ikinci plana atmış olabilir ama ilk yarıdaki kadar kötü bir futbolu da beklemiyordum doğrusu. Koca 45 dakika Fenerbahçe tribünleri ile Gökhan Gönül arasında geçti. Fenerbahçe taraftarı, Gökhan’ın gidişini, daha çok da gidiş şeklini affetmemişti. Ama tepkisindeki toz da biraz yüksekti. İkinci yarıda Gökhan’ın sırtına gelen nir cismin çılgınca alkışlanması anlaşılır gibi değildi.

Maçı şöyle özetleyeyim, Lig TV’nin ‘Maçın adamı’ soru kağıtları dağıtılır Basın Tribünü’nde. Yazacak öne çıkan bir tane figür yoktu.
BÜLENT TUNCAY- karar